kurtlar vadisi pusu fan kulüp

POLAT ALEMDAR / NECATİ ŞAŞMAZ



İlişkileri deşifre edip sistemi çökertmek üzere mafyanın içerisine girmiş çetelerin “Küresel Güçler” ile nasıl işbirliğine girdiğine şahit olmuş gizli bir devlet görevlisidir. “Kurtlar Vadisi – Pusu”da Polat Alemdar’ın misyonu yine akıl cesaret ve organizasyon becerisi gerektirmektedir. Çünkü mücadele ettiği güçler yarım asırdan beri ülkenin birçok yapılanmasına sızmış derin ve küresel bir oyunun parçasıdır…




EBRU ALEMDAR / HATİCE ŞENDİL



Hikmet'in evinde çıkan yangından sonra Ali bebeğin yaşıtlarıyla bir arada olmasına onlarla terapi görmesine karar veren Nazife anne çocuğu kreşe yazdırmıştır. Zamanla kreş öğretmenlerinden Ebru'nun Ali'yle ilişkisinden etkilenip onun iyi bir anne olacağına karar verir. Güzelliği duruluğu ve ahlakıyla ölmeden önce oğlunun yuva kurduğunu görmek isteyen Nazife annenin gönlünü fetheder ve Polat’la tanıştırılır. Telkin ve temenniyle başlayan tanışmanın ardından birbirleriyle bir hayat geçirebileceklerine inanan Polat ve Ebru sonunda evlenirler. Ancak ikilinin bilmediği zamanla öğreneceği ve sonucuna katlanması gerektikleri bazı kirli bağlantılar vardır.



MEMATİ / Gürkan Uygun



Sokaklardan geldiği için fevri ve acımasızdır. Onun için sorun her zaman somut olmalıdır ve çözümler basittir. Olayların perde arkasıyla ilgilenmez. Polat Alemdar operasyonlarda Memati’yi sağ kolu olarak kullanır. Doğrudan sonuca ulaşma yeteneği Memati’nin en önemli özelliğidir.



ABDÜLHEY / Kenan Çoban




Polat Alemdar gibi Abdülhey de devlet tarafından yetiştirilmiş özel bir ajandır. Stratejik konularda ve üst mafya-örgüt bağlantılarında uzmandır. Sessizliği ne düşündüğünü asla belli etmemesi ve ketumluğu nedeniyle Polat’ın sırdaşıdır.



GÜLLÜ ERHAN / ERHAN UFAK



Neşeli hayalperest bazen çocuksu ve sakar ama her zaman talihli oluşuyla dikkat çeker. Kadınlara olan ilgisi ve korkusu onda çelişik duygular yaşatır. Sempatikliğinin ve insanlarla çarçabuk kaynaşmasının farkındadır. Bunu kullanarak olmadık anlarda çözümler üretir…



İSKENDER BÜYÜK / MUSA UZUNLAR




İdealist bir yurtsever olarak başladığı devlet hizmetinin sonunda gerek yaşadığı hayal kırıklıkları gerekse çözüme dair farklı reçeteleriyle kendisini demokrasi dışı örgütlenmelerde bulmuştur. Zamanla bu yapılanmaların tepe kadrosu arasına girmiştir. Soğukkanlı ama acımasız disiplinli ve kuralları kendine göre yorumlayan biridir. Amacı fikirlerini ve yapılanmasını iktidara taşımak ülkenin en yetkili kişisi olabilmektir. Bunun için ekonomik ve siyasi tüm güç odaklarıyla çalışmaktan onlarla anlaşmalar yapmaktan çekinmez…



DELİ HİKMET / ERDEM ERGÜNEY



Doğruculuğu açık sözlülüğü mantığına uymayan şeylere anında karşı çıkışlarıyla “Deli” namını hak etmiştir. Yaşanan her şeyin büyük bir planın parçası olduğuna inandığı için çok şüphecidir. Olayların perde arkasına dair yorumlar yapmadan duramaz. En dayanamadığı şey insanların tepkisizliği duyarsızlığıdır…



TUNCAY KANTARCI / OSMAN WÖBER



Bir dönem konseye girecek kadar yeraltı dünyasında yükselebilmiş dış ticaret ve gümrük işlerinde uzmanlaşmıştır. Hassas ruhi dengesi zaman zaman bozulsa da hastanenin işletmesinden sorumludur. Doktor Asu’ya olan sevgisi ve Hüsnü’nün manipülasyonları arasında gel-gitler yaşar…


YALÇIN BULUT / HÜSEYİN AVNİ DANYAL



Davut Tataroğlu’nun illegal işlerdeki sağ koludur. Çocukluğundan itibaren ailenin içerisinde yer almış ve Ihtiyarlar tarafından özel yetiştirilmiştir. Tereddütsüz sadıktır



ÖMER BABA / EMİN OLCAY



Dingin müşfik ve bilge bir insan olduğundan onu tanıyanlar kendisine ‘Ömer Baba’ diye hitap eder. Yaşadığı her türlü olumsuzluğu hoşgörü ve teslimiyetle kabul etmeyi ilke edinmiştir. İnsanları iyiye güzele doğruya davet eder. Ney üflemeyi ve ebru sanatı ile ilgilenmeyi sever. Polat keskin kararlar alma arifesinde Ömer Baba’nın görüşlerine başvurur. Çünkü o; Polat ve adamlarının gönül zenginliğidir…


NAZİFE ANNE / SERPİL TAMUR




Ali Candan’ı yetiştirmiş evladını bir kez toprağa verdikten sonra ona yeniden kavuşmuş Polat ve ekibinin “anne” diye bildiği kadındır. Yaşadıkları onu merhamet ve acılar konusunda hassaslaştırmıştır.


Oyuncu Biyografileri

Necati Şaşmaz

Abdulkadir Şaşmaz'ın oğlu olan Necati Şaşmaz 1971'de Elazığ'da doğdu. Asıl mesleği turizmcilik olan Şaşmaz eğitimini Kanada'da tamamladı.

Amerika'da 6 sene kalan Şaşmaz 2001 yılında bir süreliğine ailesini ziyarete geldiği sırada geri dönüş uçak biletini 11 Eylül 2001 tarihine aldı. Amerikada yaşanan saldırılar sebebiyle uçağı Amerika'ya varamadan geri dönen Şaşmaz sonradan ailesinin çekincesi ve ısrarı üzerine Amerika'ya dönmekden vazgeçti.
Hayatına Türkiye'de devam etme kararı alan Necati Şaşmaz Ankara'da sigorta acentesi açtı. Çok geçmeden İstanbulda Osman Sınav'la bir iş görüşmesine oturdu. Kendisine bir yapımın senaryo ekibinde yer alması teklifi geleceğini beklentisi ile görüşmeye gitti. Osman Sınav'ın "Bir dizi düşünüyoruz seni de başrolde düşünüyorum" sözlerine düşünmek istediğini söyleyen Şaşmaz bir ay sonra teklifi kabul etti.
Hayatını tamamen değiştirdiğini söylediği Kurtlar Vadisi projesine böyle başlayan Necati Şaşmaz özel hayatının kalmadığını "Beni sadece Ankara'da ismimle çağırıyorlar İstanbul'da herkez Polat diyor" sözleri ile dile getirdi.
Amerikada kaldığı dönemde yeşil kart sahibi olan Şaşmaz bedelli askerlikten yararlanarak askerliğini 28 gün yaptı. Amcası eski MHP milletvekili Tahir Şaşmaz olan Necati'nin Raci Şaşmaz (Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi) ve Zübeyr Şaşmaz adında iki kardeşi vardır.


Hatice Şendil


Hatice Şendil 1983 senesinde doğdu. 2001′de Miss Turkey yarışmasında ikinci Miss Europe arışmasında üçüncü olunca mankenliğe başladı. Ayrıca 2001′de’ Yeni Hayat’ isimli bir dizide rol aldı.
Hatice Şendil Eylül Iki Yabanci FesupanAllah ve Yaban Gülü gibi önemli projelerde de yer aldı ve Çelik’in ‘Töre’ isimli şarkıya çektiği klipte oynadı.
Güzel oyuncu ‘ Kendinizi güzel buluyor musunuz?’ sorusuna sizce ne cevap verdi?
Evet Hatice kendini güzel buluyor ama insanın özünün daha önemli olduğunu da belirtiyor. Kurtlar Vadisi Pusu’da Polat’ın yeni aşkı Şendil ‘Polat’ın evlatlığı ‘Ali’nin kreş öğretmeni ‘Ebru’ olarak diziye katılacak.
Oynadığı Diziler

* 2009 - Kurtlar Vadisi Pusu
* 2008 - Yaban Gülü : Laçin
* 2007 - İki Yabancı
* 2007 - Fesupanallah : Gülpare
* 2005 - Eylül : Aziza
* 2001 - Yeni Hayat : Buket


gürkan uygun



1974 yılında İzmit'te doğdu. Lise yıllarında tiyatro ile tanıştı 1990 yılında ise amatör tiyatroya başladı. Tatlı Kaçıklar Affet Bizi Hocam Böyle mi Olacaktı Şapkadan Babam Çıktı Deliyürek adlı dizilerde rol aldı. Fasülye adlı 35`lik sinema filminde oynadı. 7 yıl Dormen tiyatrosunda oyunculuk yaptı.

Özelikle Etnik müzikleri ve dünya müzikleri dinlemeyi çok seviyor. Resim karakalem çizim ve ufak heykelcikler yapıyor. Bu konularda herhangi bir eğitim almamış. Bunların dışında klarnet çalmak istiyor. Evindeki aksesuarları ve kullandığı eşyaları kendi yapmayı seviyor.

Kurtlar Vadisi'nden sonra insanların sevgisini kazandı. Bundan çok büyük keyif duyuyor. İnsanlar onu Kurtlar Vadisi ile tanıdı. Bu dizi sayesinde beğenilen bir oyuncu oldu. Hayatında olumlu ve güzel değişiklikler oldu.

Televizyon dizilerinde rol almaya 1995 yılında başladı. Kurtlar Vadisi ekibiyle de Deliyürek döneminde tanıştı. Deliyürek'in ardından bu dizi için düşünüldü. Kurtlar Vadisi'ne başlaması da bu şekilde oldu.

Filmografi

* Kurtlar Vadisi Pusu 2007 Memati - Dizi (Show Tv) (süre: 6 Bölüm devam)
* Kurtlar Vadisi: Terör 2007 Memati - Dizi (Show Tv) (süre: 1 Bölüm - Yasaklandı)
* Kurtlar Vadisi Irak 2006 Memati - Sinema
* Çarpışma Muşta 2005
* Kurtlar Vadisi 2004-2005 Memati - Dizi (Show Tv Kanal D) (süre: 97 Bölüm)
* Şapkadan Babam Çıktı Kerem 2003 - Dizi (TRT 1 TRT İnt)
* Kurtlar Vadisi Memati 2003
* Aşkım Aşkım 2001 - Dizi (Kanal D)
* Yedi Numara Anıl 2000 (TRT 1 TRT İnt)
* Fasulye Koruma 1999
* Deli Yürek Cihan 1999 - Dizi (ATV ATV Avrupa)
* Yılan Hikayesi Konuk Oyuncu 1999 - Dizi (Kanal D)
* Affet Bizi Hocam 1998
* Hoşçakal Yarın 1998
* Böyle mi Olacaktı 1997 - Dizi (ATV ATV Avrupa)
* Tatlı Kaçıklar Tolgahan 1996 - Dizi (ATV ATV Avrupa)
* Çiçek Taksi Konuk Oyuncu 1995 - Dizi (ATV ATV Avrupa)



Kenan Çoban



22 Ocak 1975’te Elazığ’da doğdu. İlk orta ve lise eğitimini Elazığ’da tamamladı. Elazığ Ticaret ve Meslek Lisesi mezunu olan Çoban Antalya ve Ankara’da spor işletmeciliği yaptı. Kurtlar Vadisi Kenan Çoban’ın ilk dizi deneyimi.

Atletizm futbol tekvando sporlarını ve ata binmeyi seviyor. Boş vakitlerinde spor yapıyor sinemaya gidiyor. En çok aksiyon filmlerini seviyor. En beğendiği yabancı aktörler Mel Gibson Tom Cruise ve Al Pacino.

En büyük hayali özel harekatta vurucu tim olarak görev almak.

Kendini disiplinli ve titiz biri olarak tanımlayan Kenan Çoban: “Her yaptığım işi severim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım verilen her görevi yerine getiririm ve hiçbir işim yarım kalmaz.” diyor.


Erhan Ufak




Kurtlar Vadisi’ndeki Erhan karakterini canlandırmıştır. Gerçek ismi Erhan Ufak olup Necati Şaşmaz (Polat Alemdar)’ın halasının torunudur.

Filmografi
Kurtlar vadisi - Irak 2006 Erhan Ufak
Kurtlar vadisi 2004-2005 Güllü Erhan


Musa Uzunlar

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nden 1985 yılında mezun oldu ve Devlet Tiyatroları'da göreve başladı. Bursa Ankara ve İstanbul Devlet Tiyatroları'nda oyuncu ve yönetmen olarak görev aldı. Devlet Tiyatroları'ndaki yönetim görevlerinin yanı sıra Devlet Tiyatroları Spor Kulübü'nde ve Devlet Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı TOBAV'da da yöneticilik yaptı.Devlet Tiyatroları'nda Bursa Adana Diyarbakır Trabzon Ankara ve İstanbul'da oyunlar yönetti. Ayrıca İzmit Şehir Tiyatrosu Bakırköy Belediye Tiyatroları Eskişehir Tiyatro Anadolu Yeditepe Oyuncuları Abdullah Şahin/Nokta Tiyatrosu Tiyatro Ti Ankara Maliye Tiyatrosu Tiyatro Adam gibi topluluklarda ve Makedonya Üsküp Halklar Tiyatrosu ile Bulgaristan Rusçuk Devlet Tiyatrosu'da yönetmenlik yaptı. Özel ve ödenekli tiyatrolarda birçok oyunda oyuncu olarak da görev aldı.Hüzün Mahallesi Otobüsü ve Kaplumbağanın Ninnisi isimli iki oyun yazdı. Bunlardan ilki yayımlandı ve Devlet Tiyatroları'nda sahnelendi.Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü Mimar Sinan Üniversitesi Sahne ve Görüntü Sanatları Ana Sanat Dalı ve Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nde eğitmenlik yaptı. Halen Haliç Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi'nde eğitmen olarak çalışmaktadır. Ayrıca sinema televizyon ve dublaj çalışmaları da yapmaktadır. TOBAV İstanbul Şube Başkanı'dır.

Rol aldığı oyunlar

* Ölüleri Gömün
* Kara Kaplı
* Ful Yaprakları
* Yaban
* Efrasıyab'ın Hikayeleri
* Haydutlar
* Urfaust

Oynadığı Diziler

* Fatmagül'ün Suçu Ne? - 2010 - Reşat Yaşaran
* Kurtlar Vadisi Pusu - 2007-2010 - İskender Büyük
* Yağmur Zamanı - 2004 - Levent
* Merdoğlu - 2000
* Hayal Kurma Oyunları - 1999 - Annenin Sevgilisi
* Nilgün - 1999 - Sinan
* Ateş Dansı - 1998 - Sinan
* Süper Baba - 1993 - Sinan
* Bütün Kapılar Kapalıydı - 1990
* Geçmiş Bahar Mimozaları - 1989

Oynadığı Filmler

* Kurtlar Vadisi Gladio - İskender Büyük



Erdem Ergüney



2 Ekim 1970 yılında Denizli’de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümüne girdi. Stanislavski metodu üzerine temellendirilen okul eğitimi süresince çeşitli tür ve metotlardaki oyunlarda rol aldı. Yıldız Kenter Haldun Dormen Güngör Dilmen gibi ustalardan ders aldı. 1996 yılında mezun olduktan sonra dil ve tiyatro eğitimi için İngiltere’ye gitti. Leeds kentindeki West Yorkshire Playhouse tiyatrosunda altı aylık Workshop çalışmasına katıldı. Ardından Londra’da National Theatre’da The Invention Of Love adlı oyunun provalarına üç ay süre ile gözlemci olarak katıldı. Türkiye’ye döndüğünde çeşitli okullarda tiyatro öğretmenliği yaptı. 1999 yılından sonra çeşitli televizyon dizilerinde rol aldı. 2003 yılında O Şimdi Asker filminde oynadı. 2003-2005 yılları arasında Kurtlar Vadisi adlı dizide Deli Hikmet rolünde oynadı.


Osman Wöber



1960 yılında Ankara'da doğdu.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden sonra Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nün Yüksek Devre’sini bitirdi.

Devlet Tiyatrosu’nda göreve başladı. Öğrencilik yıllarında Şan Tiyatrosu Kenter Tiyatrosu ve Yeditepe Oyuncuları’nda çeşitli roller üstlendi. 1988-93 yılları arasında Adana Devlet Tiyatrosu 1995-98 yılları arasında İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdür ve Sanat Yönetmeni olarak görev yaptı. Goethe Institut bursuyla Alman Ödenekli Tiyatroları’nda çalışmalar yaptı. 2001’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun başına yeniden getirildi.



Hüseyin avni danyal



1962 yılında Trabzon'da doğdu.

1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro-Oyunculuk Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre Ankara Devlet Tiyatrosu'nda görev aldı. 1988-94 yılları arasında Bursa Devlet Tiyatrosu'nda görev aldı. 2001 yılında Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü aldı.

Oynadığı Bazı Oyunlar

Azizname
Getto
Çılgın Dünya
Kadıncıklar
Kör Döğüşü
Benimle Oynarmısınız
Kafkas Tebeşir Dairesi
Savaş Baba
Hayvanat Bahçesi

Oynadığı Dizi ve Filmler

Kurtlar Vadisi Pusu-Yalçın Bulut-2007
Çinliler Geliyor-Hayri-2006
Hatırla Sevgili-Adnan Menderes-2006
Fırtına-Besim-2006
Aşka Sürgün-Nizar Azizoğlu-2005
Tam Pansiyon-Şahin-2004
Çalınan Ceset-2004
Ablam Böyle İstedi-Azmi-2004
Hayalet-Yalçın-2004
Çemberimde Gül Oya-Kenan-2004
Bir Aşk Hikayesi-2004
Hürrem Sultan-Ahmet Paşa-2003
Kurşun Yarası-Binbaşı Kenan-2003
Şarkılar Seni Söyler-2003
Esir Şehrin İnsanları-Ramiz-2003
Pembe Patikler-Niyazi-2002
Ferhunde Hanımlar-1993
Dost Eller-1982


Emin olcay



Uzun yıllardır Devlet Tiyarotlarında oyunculuk yönetmenlik ve rejisörlük yapmaktadır. Tek Kişilik Düet gibi bazı tiyatro oyunlarını yönetmiştir.

Olcay asıl çıkışını yakaladığı Kurtlar Vadisi dizisi ile ilgili düşüncelerini de şöyle dile getirmiştir. "43-44 yıldır tiyatrodayım. 8-9 yıldır da televizyon dizilerinde oynuyorum. Ama Kurtlar Vadisi başka. Esas çıkışım Ömer Baba ile oldu diyebilirim. Ömer Baba Emin Olcay’ı geçti. Dışarıda Ömer Baba diye hitap ediyorlar. Emin Olcay diyen yok. Bu bir oyuncu için riskli; ama oynadığım bu rolün güzelliği karşısında buna razıyım. Çünkü verdiğim mesajların çok doğru yerini bulan mesajlar olduğunu biliyorum".

Filmografi

Kurtlar Vadisi Ömer Candan 2003
Deli Yürek Yakup Efe 1999
Karagümrük Yanıyor İzzet 2006
Kınalı Kuzular 2006
Kurtlar Vadisi Pusu Ömer Candan 2007


Serpil tamur



19 Mayıs 1944'te Rodos'ta doğdu. 1962-63 Ankara Devlet Konservatuvarı'nı bitirip Devlet Tiyatrosu'na katıldı. Kaktüs Çiçeği ve çeşitli tiyatro oyunlarının yönetmenliğini yapmıştır. Uzun süredir aralıksız görev yapmakta. 40'ı aşkın oyunda görev yaptı 3 oyun sahneye koydu. Evli ve 2 kızı var.1963 yılında Ankara Devlet Konservatuvar`ını bitirip Devlet Tiyatrosuna katıldı. 1963'ten bu yana Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak görev yapmakta olan sanatçı 40'ı aşkın oyunda görev yaptı 3 oyun sahneye koydu. Sinema ve dizi filmlerde rol aldı.


Yönettiği oyunlar

* İki Çarpı İki
* Kaktüs Çiçeği

Rol aldığı oyunlar

* Annemin Cesareti

Filmografisi

* Kurtlar Vadisi Terör - 2007
* Kurtlar Vadisi Pusu - 2007
* Akümülatörlü Radyo - 2006
* Amerikalılar Karadeniz'de 2 - 2006
* Bebeğim - 2006
* Nehir - 2005
* Bir Salkım Üzüm - 2005
* Aşkımızda Ölüm Var - 2004
* Kurtlar Vadisi - 2003
* Unutma Beni - 2002
* Mert Ali - 2000
* Ah Bir Zengin Olsam - 1999
* Tanrı Misafiri - 1993
* Süper Baba - 1993
* Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni - 1990
* Samanyolu - 1989

Dizi Resimleri
























Necati Şaşmaz ile kısa bir röportaj

Kurtlar Vadisi'nde oyunculuğa başlamak her şeyi tümüyle değiştirdi mi hayatınızda?
Dönüm noktası gerçekten. Ankara'dan İstanbul'a geldim. Sigorta şirketim vardı orada. Dediler ki "Sana bir iş teklifi var ama düşünmeden karar verme." Osman Sınav bunu doğrudan söylememeyi tercih etmiş; "Siz çıtlatın ben konuşurum" demiş. Herhalde senaryo ekibinde olmamı isteyecekler diye düşündüm; oyunculuk aklımdan geçmedi. Osman Sınav'la oturduk "Bir dizi düşünüyoruz seni de başrol düşünüyorum" dedi. O an Raci'yle Bahadır'ın "Düşünmeden karar verme" sözleri kafamda canlandı. Reddetmemeye karar verdim "Bir düşüneyim hocam" dedim. Bir ay sonra da "tamam" dedim.
• Daha önce oyuncu olmayı düşünmüş müydünüz hiç?
Hiç düşünmemiştim. Geçmişimde resim çektiremezdim. Şu ana kadar çektirdiğim resim 10000 civarıdır. Büyük bir değişim. Hâlâ zorlandığım yerler oluyor ama "hayır" demedim çünkü belki yıllarca pişman olacaktım bu kararımdan. Dizi başladıktan sonra benim yerimde olan kişiyi seyrederken "Ben olsaydım keşke" diyebilirdim. "Evet" demek ise daha da karışıktı; nasıl yapacaktım?
• Sizi en ürküten şey neydi peki?
Şöhret. İnsanlar bir anda şöhret olup sonra bunu kaybedince kötü durumlara düşüyorlardı. Ben de bu denklemi korumak konusunda kendimi nasıl eğitebilirim diye düşündüm; "Bu donanıma sahip miyim" diye sorguladım. Bir tek şeye güvendim bizim çok kalabalık bir ailemiz var. Oyunculuktan önce de sever ve sevilirdim. Diziden sonra da yine aynı insanlar tarafından sevileceğimi biliyordum ve o insanların sevgisi bana yeterdi. Psikolojik dengem bozulursa bana yardım edeceklerini biliyordum.
• Neler söylediler kararınızı duyunca?
Bir tek karşı çıkan kardeşim Raci'ydi. Ailemden herkes desteklemişken Raci istemedi. "Ben senaryoyu yazarken çok zorlanırım kardeşim olduğu için" dedi. Raci bunun sıkıntılı olabilecek tarafını düşündü. Kardeşim olarak baktığında "girme" dedi. Mutsuz olma ihtimalim onun için kabul edilemez bir şeydi haklı olarak. Karakterimi bildiği için "sen zor ayakta durursun bu dünyada ya da çok farklı biri olarak aralarına katılacaksın" dedi. Çünkü benim mutlu olmam önemliydi şöhret olmam değil.
• Sonunda anlaştınız mı?
Anlaştık tabi. Karar verdiğimi görünce zaten anlaşmamak mümkün değil. Ama bana yapılmaması gerekenleri bir anlattılar tam cendere. Ama sonunda dizilerde oynayan diğer başrol oyuncularından bambaşka bir profil yarattık; kişiliğime de çok uygun. O öğütler başarılı olmamamı sağladı. Hayata vakur bir duruşumuz var. Oyuncu olunca da bunu devam ettirebilmem için sayısız liste verdiler. Elimden geldiğince hepsini uyguladım. Doğru olduğuna inandığım için severek yaptım.
• Sevdiniz mi oyunculuğu?
Çocukken amcam beni tuttu ve denize attı; yüzmeyi öğrendim. O beş dakikalık mücadelede ben denizi sevdim. Hayatım boyunca denize girmeme kararı da alabilirdim. Oyunculuk da böyle oldu. O mücadelede ben oyunculuğu sevdim seviverdim. Aslında öyle durduk yere suya atlama çılgınlığı yoktur bende ama düşersem de vazgeçmem artık. Hayatım böyle oldu. Lisedeki İngilizce'mle elimde sözlük toparlanıp Kanada'ya gittim birgün. Havaalanında biletimi kaybettim polislere sözlükle derdimi anlattım ama 25 yıl geri gelmeden orada bir hayat kurdum. Dokuz aydan sonra Amerika'ya geçtim orada yaşadım. Hiçbir şey standart bir şekilde başlamadı hayatımda yani.
• Peki başrol teklif edilmeseydi yine cazip bulur muydunuz oyunculuğu?
Başrol olmasa cazip gelmeyebilirdi.
• İlk çekim günü ne hissettiniz?
Setteki çaycı ya da figüranlar bile benden daha tecrübeliydi. Ve benim sarhoşu oynamam gerekiyordu ve bir sayfa tiradım vardı. Ezber oynamak istiyordum ki yetenekli olduğumu göstereyim.Ama yapamıyordum. Sufle veriyorlar hiç olmuyor. Sonunda ezbere oynadım ama sarhoşu yapamadım bu sefer. Selçuk Yöntem'leydi ilk sahnem ve yağmur altındaydı. İlk deneme olmayınca üç gün sonra tekrar buluştuk. Bu sefer yağmurlu birgün değildi. Şubat ve gece sahnesi ayrıca. İtfaiyeden 7 ton su geldi yağmur için hepsini yuttum. Öyle bir sahne ki en ufak bir mimik hatasında bile baştan çekilmesi gerekiyor. Aslan Bey kafama silah dayıyor silahın havaya ateşlenmesi gerekiyor. Selçuk Abi de silah sevmiyor istemiyor o da ayrı gergin. Aslan Bey başka bir sahnede bana tokat atıyor. Bir tuhaf öyle durmak zorundayım. Tokata karşı hissedilen şey yani doğal tepki bu değil benim için.
• Neydi vazgeçmenizi engelleyen ve başarabileceğinize olan inancınızı artıran?
Bana güveniyorlardı. Ayrıca ilk defa bir iş için çok heyecanlıydım. Bir de çıkmazlarda üstüne gitmek gibi bir yapım vardır. Yapabilir miyim sorgusu beni daha da ateşledi. Hayatımdaki tüm insanlar gözümün önüne geliyordu. Hepsinin aklımda kalan bir özelliği vardı. Birinin bir bakışı bana bir sahnede "ben de öyle bakayım" dedirtiyordu. Başka hayatlardan bir şeyler katmaya çalışıyordum. Çünkü özellikle kendimden katmaya çalışınca çok yoruluyordum. Yapamıyordum. Yürüyemiyordum yaa. Sağ ayak sol kol kendiliğinden aynı ritmi tutturur ya ben kamera karşısında sağ ayak sağ kol şeklinde yürüyordum.
• Kendinizi seyretmeyi seviyor musunuz?
İlk 20 bölümde bence büyük boşluklarım vardı. İlk bölüm sonunda "bu tutar mı" diye sormuştum. 6. bölümde "arkadaşlar yardıma ihtiyacım var" dedim. Olmayan bir şey olursa sanki saçım olmamış ışık iyi olmamış gibi geliyordu. Bahane buluyordum. Sonra bahaneleri bıraktım. Osman Hoca da "Kimseyle çalışma etkisinde kalırsın" diyordu. İlk 20 bölümden sonra yaz tatili oldu ben bütün bölümleri kare kare bir daha seyrettim. Deli Hikmet'i oynayan Erdem ve Memati'yi oynayan Gürkan'la çalıştık. 20. bölümden sonra yol katettiğime inanıyorum.
• Devlet görevlisi olduğu halde mafyaya karışmış birini canlandırıyorsunuz. Bir mafya üyesi gibi hissetmeyi başarabiliyor musunuz oynarken?
Polat altı yedi duyguyu bir arada yaşayan çelişkili psikopat hatta. Ama insan taraflarını ortaya çıkarmaya çalıştık. Bir avantajım var ben hiç mafya bilmiyorum. Benim mafya adamı karakteri yaratmam daha kolaydı o yüzden. Polat Alemdar olmak benim için çok zordu oyuncu olmadığım için ama bir taraftan da senaryonun istediği serüvene bağlı kalabiliyordum böylece. Dünya ülkelerinin hepsinde mafya var ve devletle çok yakın ilişkiler içerisindeler diye inanıyorum. Eskiden de inanıyordum şimdi de inanıyorum. Ama kişilerin hangi karakterlere büründüklerini daha iyi gözlemleyebiliyorum şimdi. Sağlam kalabilmesi çok zor Polat gibi birinin. Adamın çelik gibi yüreği var. Niyeti iyi. Gerçekte de böyle mi olurlar bilmiyorum. Allah kolaylık versin o insanlara.
• Peki dizideki rolünüz gereği insanları öldürüyorsunuz. Cinayet anında katil ne hisseder diye düşündünüz mü hiç?
Devlet görevlisi Polat. Devlet için adam öldürmesi gerekiyor öldürüyor; katil psikolojisiyle yaşamıyor. Aşık ama yalan söylemiş aslında sevgilisine. Mafya babası ama aslında mafya değil. Kosova'da devlet için görevli bir adam Mülkiyeli sonra bir bakıyoruz mafyanın içerisinde. Dışişleri görevlisi biri mafyaya nasıl uyum sağlar ki. Bir bocalama dönemi geçiriyor. Bu da tam benim oyunculuğa alışma dönemime denk geliyor. Yani örtüşüyor. Silah tutmakta da zorlanmadım poligonda atış yapan biriydim zaten. Ayrıca bizim yörenin insanı silah tutar.
• Kurtlar Vadisi'nin konusu da çekici gelmişmiydi size?
Bir aşk hikayesiydi ilk başta. Bana yapamam gibi gelmişti. Hayatımda hiç aşk yaşamadım ben. "Bu bir film gerçek değil ki" dediler. İkna olmamıştım. Sonra bir mafya hikayesine döndü "tamam oynarım" dedim. Sanki onu yaşamışım aşktan daha iyi bilir mişim gibi. Kurtlar Vadisi'nde nefis bir aşk yaşıyorum şimdi. Elif karakteriyle olan ilişkiden çok şey öğrendim. Aşk anlamında çok acemiydim.
• Aşık olmak çok mu zor?
Arkadaşlarıma bakıyorum aşığım dediklerinde gözlerinin içindeki ışık heyecanları. Ben hiç öyle hissetmedim bir kadına. Sevdiğim oldu beğendiğim oldu ama uğruna yola çıkacağım kadına rastlamadım. Bana taş kalpli kaba adam falan derler bu yüzden. Ama eğer yaşarsam benden illallah edecekler. Diziyi bile çekemezler. Beni bulamayacaklar çünkü.
• Korkuyor musunuz aşık olmaktan? Sizi zayıfatacağını mı düşünüyorsunuz?
Evet belki de. Bunu dile getirmişliğim yok aslında şimdi size anlatıyorum. Ama aşkın iyi bir şey olmadığını hissediyorum. Çünkü bünyede tuhaf tahribatlar yapıyor. Bunları gözlemledikçe aşk yaşamak istemiyorum; kendimi engelliyorum. Direktifler veririm kendime aşık olmamak için. Aşık olmaya meyledersem hemen karşımdakinin kendime göre kusurlarını sıralayıp vazgeçerim.
• Nedir sizin kadınlardan istediğiniz aşk için?
Kadın rezil de eder vezir de derler ya doğru sanırım. Amaçlarınızın örtüşmesi lazım. Ben istediğim gerçekten bütün olmak hatta kaba olduğum nokta burasıdır kadınlara karşı. Güven özellikle şu yaşadığım hayatta çok önemli. Yalanı affederim gibi geliyor. Her yerde yalan var. Yalana alıştım. Yanlışı ve eksiği düzeltmek daha zor ve daha yaralayıcı.

Aucun commentaire

Fourni par Blogger.